az önce bir şey oldu. bir şeyi farkettim..
'homo homini lupus'a karşı 'insan insanın hudududur' dememin sebebini anladım sanırım. evet, kendimi anladım. bir tür öngörüymüş demek ki, bir tür bilinçaltı .
'insan insanın kurdu', evet, katılıyorum. ama bunda ziyan yok. kabullenmemiz gereken bir gerçek sadece. burada kıl payı bize düşen duracağımız yeri bilmek. o zaman kurtlar kuzu oluyor. kime ne kadar mesafeli olmamız gerektiğini iyi belirleyelim yeter..
Thursday, 30 June 2011
Wednesday, 29 June 2011
aranıyor
arkadaşlar!
siyah ve dişi yavru bir kedi sahiplenmek istiyorum. varsa tanıdığınız haberim olsun..
sevgiler..
siyah ve dişi yavru bir kedi sahiplenmek istiyorum. varsa tanıdığınız haberim olsun..
sevgiler..
Monday, 27 June 2011
kalem alıştırması
kaybolduk ellerimizde bir tutam bizle
çocukluğumun bütün imgelerini yırttım
kirli ve hisliydiler ıslak uykularda
gömdüm, böldüm, unuttum
uyaksız bir raslantıysa geçmiş
heceleri sevelim, sayalım
uyak ağızda kalan tütün tadı
geçmişi serbest bırakalım
adını hiç sormadın, adını sildin
bir mısra hatırlıyorum, yarım şiir
bilseydin, söylerdin belki
künyesi kırık şair
kaçımı bozulmuş kurtuluş
anlamsız sözcüklerle donanmış
öylece gelirse özgürlük
gider öylece bir güz sabahı
çocukluğumun bütün imgelerini yırttım
kirli ve hisliydiler ıslak uykularda
gömdüm, böldüm, unuttum
uyaksız bir raslantıysa geçmiş
heceleri sevelim, sayalım
uyak ağızda kalan tütün tadı
geçmişi serbest bırakalım
adını hiç sormadın, adını sildin
bir mısra hatırlıyorum, yarım şiir
bilseydin, söylerdin belki
künyesi kırık şair
kaçımı bozulmuş kurtuluş
anlamsız sözcüklerle donanmış
öylece gelirse özgürlük
gider öylece bir güz sabahı
kandığım yalanlar
pandora cancağızım bir mim paslamış. konusu şöyle:
"küçükken sizlere uyarı, korkutma veya batıl inançlar nedeni ile söylenen, ama siz o afacan çocuk aklınızla söylenenleri gözünüzde çok alakasız bir şekilde canlandırdığınız, korktuğunuz, fakat büyüyünce “lennn, nasıl da yediler beni bununla küçükken” dediğiniz bir şeyler var mı? varsa bunlar nelerdir?"
şimdi efendim, pasladığı son kişi olmama içerlemekle birlikte daha fazla gecikmeden mimin gereğini yerine getireyim istiyorum. kandığım yalanların bir kısmı şöyledir:
ben küçükken, minicikken annem uyuturdu beni. uyurken de masallardan tutun da süre ve ayetlere kadar bir sürü şey anlatırdı. anlattığı bazı masallar bizim aileydi, bazıları da dini masallardı. işte ben bunlara inanmıştım. 'allah var.' dedi, ben inandım. 'melekler kanatlarını açıp korur.' dedi, ben inandım. hatta o melekleri görmek için de çok kastım olmadı. şimdi anlıyorum ki hiçbiri yokmuş.
tırnak kesmeyle ilgili hurafeleri pandora ve miskin gibi ben de dinledim. yok, neymiş tırnağı gazeteye kesmek gerekirmiş ve çöpe atmalıymış. yoksa dağılan tırnaklarımızı kirpiklerimizle toplayacakmışız ahirette. sonracığıma tırnağı düz sırayla kesmemek daha iyiymiş. sünnetmiş. hikayesi de gayet faşizandı: birgün peygamber tırnaklarını keserken bir hristiyan çocuk gelir ve der ki "aa.. benim babam da tırnaklarını böyle kesiyor.." peygamber buna içerler: "ulan gavur! senin baban da böyle kesiyorsa, ben, koskoca allah'ın koskoca elçisi de mi onun gibi keseceğim.." bu tırnakla ne alıp veremediği var müslümanların anlamadım. arapların pis olmasıyla alakası olsa gerek. .
bir de kara kedi görünce saçımızı tutardık. ta ki bir kuş görene kadar. kedi ve kuş; tez-anti tez.. birkaç ay içinde siyah bir kedi edinmeyi planlıyorum şimdi.. =)
"küçükken sizlere uyarı, korkutma veya batıl inançlar nedeni ile söylenen, ama siz o afacan çocuk aklınızla söylenenleri gözünüzde çok alakasız bir şekilde canlandırdığınız, korktuğunuz, fakat büyüyünce “lennn, nasıl da yediler beni bununla küçükken” dediğiniz bir şeyler var mı? varsa bunlar nelerdir?"
şimdi efendim, pasladığı son kişi olmama içerlemekle birlikte daha fazla gecikmeden mimin gereğini yerine getireyim istiyorum. kandığım yalanların bir kısmı şöyledir:
ben küçükken, minicikken annem uyuturdu beni. uyurken de masallardan tutun da süre ve ayetlere kadar bir sürü şey anlatırdı. anlattığı bazı masallar bizim aileydi, bazıları da dini masallardı. işte ben bunlara inanmıştım. 'allah var.' dedi, ben inandım. 'melekler kanatlarını açıp korur.' dedi, ben inandım. hatta o melekleri görmek için de çok kastım olmadı. şimdi anlıyorum ki hiçbiri yokmuş.
tırnak kesmeyle ilgili hurafeleri pandora ve miskin gibi ben de dinledim. yok, neymiş tırnağı gazeteye kesmek gerekirmiş ve çöpe atmalıymış. yoksa dağılan tırnaklarımızı kirpiklerimizle toplayacakmışız ahirette. sonracığıma tırnağı düz sırayla kesmemek daha iyiymiş. sünnetmiş. hikayesi de gayet faşizandı: birgün peygamber tırnaklarını keserken bir hristiyan çocuk gelir ve der ki "aa.. benim babam da tırnaklarını böyle kesiyor.." peygamber buna içerler: "ulan gavur! senin baban da böyle kesiyorsa, ben, koskoca allah'ın koskoca elçisi de mi onun gibi keseceğim.." bu tırnakla ne alıp veremediği var müslümanların anlamadım. arapların pis olmasıyla alakası olsa gerek. .
bir de kara kedi görünce saçımızı tutardık. ta ki bir kuş görene kadar. kedi ve kuş; tez-anti tez.. birkaç ay içinde siyah bir kedi edinmeyi planlıyorum şimdi.. =)
Subscribe to:
Posts (Atom)