son deminde soluğu kesilen bir amatörün in-
tiharına sahne oluyor sokaklara dökülen neş'e
cinnetin serin sularına kanıyor deliler, denizler
dolusu intihar kokuyor sesinden ürken geceler
bütün imgeleriyle doldurdum ağzımı korkunun
kadınlar dökülüyor gözümden dinmeden, durmadan
şairler, ressamlar ve heykeltraşlar dokunuyor
kalbimin eksik parçasına, 'al beni de!' diye
çığlıklar kopuyor süregelen ölümlere içimden
bütün ölümlerin ötesinde kaldı onlar
hiçlikle kesiştikleri dar noktaya methiyeler
dizdiler ömürlerinden nefes çalıp
balzehir, hayat dolusu zehir damlamakta
çıktığım bu evden, sessizlik evi, suskunluk evi
pervasızca savrulan küfürlere takılıyor aklım
anlamın eril tasvirinde silikleşiyor mantık
dehlizler, dehlizlerde koşuyor o çılgınlar
ışık yok, bir kaçış arıyorlar heyhat
'ey, yüzleri
bir babakuş gölgesine
çakılmış olanlar,
üzgün adım, ileri marş!'*
*nilgün marmara - kan atlası
Tuesday, 31 January 2012
Saturday, 21 January 2012
güncelleme
zamancıklar zamanı kovalarken
yine geliyordum bu yolları
siz yoktunuz ya da vardınız dostlarım
peşi sıra geçiyordum odaları
teoman şarkıları gibiydim
oteller, yollar, yalnızlıklar
harbiden yalnızdım ama
bir zamanlar
bakınız, açılan yelkenlere
fethedilen denizlere
aşınan pabuçlarım
yeni bir şarkı söylüyor
büyük değişimlere gebe
bıraktığınız o velet şimdiye
üşümüyor yalnızlıktan ve de
göçecek o eve
(son kıta sakızlardan çıkan fallara benzedi sanırım =) )
yine geliyordum bu yolları
siz yoktunuz ya da vardınız dostlarım
peşi sıra geçiyordum odaları
teoman şarkıları gibiydim
oteller, yollar, yalnızlıklar
harbiden yalnızdım ama
bir zamanlar
bakınız, açılan yelkenlere
fethedilen denizlere
aşınan pabuçlarım
yeni bir şarkı söylüyor
büyük değişimlere gebe
bıraktığınız o velet şimdiye
üşümüyor yalnızlıktan ve de
göçecek o eve
(son kıta sakızlardan çıkan fallara benzedi sanırım =) )
Friday, 20 January 2012
19 ocak'ta
bu sefer tepki vermeyeyim diyordum ama tutamadım kendimi yine..
hrant dink cinayetini 'bir ermeni öldürüldü de ortalık ayağa kaldırıldı' şeklinde yorumlayan tüm arkadaşlarıma sesleniyorum!
hrant dink hem gazeteci kimliğiyle, hem de ermeni kimliğiyle kısa cumhuriyet tarihimizdeki bir çok katliamın sembolü olmuştur. 90'larda sıkça gerçekleşen gazeteci ölümleri ve ermeni ve kürtlere yapılan zulümler tek bir sembolde birleştirilirse, bu hrant dink olur.
hrant dink davasında taraf devlet ve halktır. ne -sadece- silahlı bir örgütten bahsediyoruz burada, ne de tarafı olmadığımız katliamlardan. devlet en azılı şekilde bir silahlı örgüt olarak haklarımıza ve özgürlüklerimize tecavüz etmektedir. bu davayı azeri katliamı ya da türk-kürt savaşının şehitleriyle kıyaslamak teknik açıdan mantıksızlıktır.
'ermeni' adını duyunca tiksinmeyi bırakıp, tek bir kalemde sesimizi güçlendirmek için hala geç kalmış sayılmayız.
insanız, insanlığımızı korumak için her devlete ve millete karşı dimdik durdukça da insan olarak kalacağız.
saygılarımla..
hrant dink cinayetini 'bir ermeni öldürüldü de ortalık ayağa kaldırıldı' şeklinde yorumlayan tüm arkadaşlarıma sesleniyorum!
hrant dink hem gazeteci kimliğiyle, hem de ermeni kimliğiyle kısa cumhuriyet tarihimizdeki bir çok katliamın sembolü olmuştur. 90'larda sıkça gerçekleşen gazeteci ölümleri ve ermeni ve kürtlere yapılan zulümler tek bir sembolde birleştirilirse, bu hrant dink olur.
hrant dink davasında taraf devlet ve halktır. ne -sadece- silahlı bir örgütten bahsediyoruz burada, ne de tarafı olmadığımız katliamlardan. devlet en azılı şekilde bir silahlı örgüt olarak haklarımıza ve özgürlüklerimize tecavüz etmektedir. bu davayı azeri katliamı ya da türk-kürt savaşının şehitleriyle kıyaslamak teknik açıdan mantıksızlıktır.
'ermeni' adını duyunca tiksinmeyi bırakıp, tek bir kalemde sesimizi güçlendirmek için hala geç kalmış sayılmayız.
insanız, insanlığımızı korumak için her devlete ve millete karşı dimdik durdukça da insan olarak kalacağız.
saygılarımla..
Thursday, 15 December 2011
gregor samsa ve çeyrek yüzyıl'a geçmiş demek
bir çeyrek yüzyılı devirmek üzereyim. aynaya bakıyorum, kendime.. beyazlamaya başlamış saçlarıma ve göz çukurlarımın etrafındaki çizgilere.. tükeniyorum..
günlerdir kafamın içinde bir düşünce yankılanıyor. düşünce bütün düşüncelerimi yıkıp döküyor. bir çeperimden diğerine aksederken kah azalıyor, tam kısıldı derken, kah gürlüyor. hayat bana 'gregor samsa' diyor. 'gregor samsa! gregor samsa!' hayatımın kontrolünü elime almam gerektiğini söylüyor. iplerimi başka insanların eline kaptırmamam gerektiğini, vicdanımı kimseye kıstas sunmamam gerektiğini fısıldıyor samsa, düşüncelerime.
bir çıkış kapısı.. bir kaçış yolu.. bulmam gereken bir çözüm.. aceleye getirmeden düzenlenmesi gereken ve bir an önce uygulamaya koymam gereken bir plan..
etrafımdaki insanların, yakınımdaki dostların benden hiç beklemeyecekleri, belki de asla cesaret edemedikleri bir çare var. aslında hepsinin aklından geçen bir gerçek bu. yeni bir yol çizmek ve gerekirse geçmişi söküp atmak.
tanıyanlar az çok bilir ki radikal değişikliklerden asla kaçınmadım. algıladığım aile kavramıysa toplumdan çok farklı. toplumun dışına itilmeyi ve yalnız kalmayı göze alıyorum. hayatı ters yüz edip şekil verme gücü hepimizde var..
"biraz cesaret, perdeyi arala.."
günlerdir kafamın içinde bir düşünce yankılanıyor. düşünce bütün düşüncelerimi yıkıp döküyor. bir çeperimden diğerine aksederken kah azalıyor, tam kısıldı derken, kah gürlüyor. hayat bana 'gregor samsa' diyor. 'gregor samsa! gregor samsa!' hayatımın kontrolünü elime almam gerektiğini söylüyor. iplerimi başka insanların eline kaptırmamam gerektiğini, vicdanımı kimseye kıstas sunmamam gerektiğini fısıldıyor samsa, düşüncelerime.
bir çıkış kapısı.. bir kaçış yolu.. bulmam gereken bir çözüm.. aceleye getirmeden düzenlenmesi gereken ve bir an önce uygulamaya koymam gereken bir plan..
etrafımdaki insanların, yakınımdaki dostların benden hiç beklemeyecekleri, belki de asla cesaret edemedikleri bir çare var. aslında hepsinin aklından geçen bir gerçek bu. yeni bir yol çizmek ve gerekirse geçmişi söküp atmak.
tanıyanlar az çok bilir ki radikal değişikliklerden asla kaçınmadım. algıladığım aile kavramıysa toplumdan çok farklı. toplumun dışına itilmeyi ve yalnız kalmayı göze alıyorum. hayatı ters yüz edip şekil verme gücü hepimizde var..
"biraz cesaret, perdeyi arala.."
Subscribe to:
Posts (Atom)