Tuesday, 5 April 2011

dönmek var, ölmek yok

beni tanıyanınız var mı? tanımayanınız mı demeliydim yoksa? günah keçisi ben, hani göt oluşlarınızı üzerine yıktığınız eleman. hani yetemediğiniz, ya da dili sivri olup da kalbinizi kıran. hah. evet işte o benim..  bugün yine kulağım çınladı. sakalımı sıvazlayıp geldim, gördüm, abbas yolcu. olmuş bak bu sefer cano. tam onikiden vurdun, o niki'den de vurmuş olabilirsin. nasılsa semerin bir faydası olmuyor. doğru söyleyen keçiyi pastırma mı yaparlar, kavurma mı? uyumak için koyun sayan kurt uyuyabilir mi? babam nasıl böyle pasta yapabiliyor? bu kadar boynuz bileylemek yeter. şimdi bodoslama dalış yapalım okyanusa!


sevgili abdurrahman çelebi,

arabeskin modası sen çocukken geçti. o dönemlerini atlatamadığın için olsa gerek fantazi müzik ve ardından elektronik gitar soloları atılan pop müziğin revaçta olduğunu göremiyorsun. oysa ki müslüm baba kendini arabanın önüne bağlatıp süt içmeye başlayalı epey vakit geçti. sap olduğun balta ya taşa denk geliyor ya da fazla derine saplanıyor ki çıkartamıyorsun. o da sapı tutan mühendislik harikasının lütfu.

uyuyan güzel rüyasında pamuk prensesin üvey annesini gördü diye onu öpen kurbağaları prens sanıp arkalarından kuyuya atlamışsa kabahat kimde? kimden ötürü, de bana. sezar'ın hakkı sezar'da kalsın. isa'nın takipçisi daha çok. n'apsın sezar'ın üç kuruşluk hakkını.. sen koca imparatorluk yönet; devlete, hukuka onca katkısı olsun devletinin, sonra bir düşperest gelsin, herkes ondan yana olsun. fukara edebiyatı anacım, bizim millet acımayı seviyor işte..

demem o ki ağlama değmez hayat üç kuruşluk masallarına.

dur bakayım, nasıl bitiyordu o..

naşş!! (iki kere ünlem)

5 comments:

miskin said...

demek döndün haa

beenmaya said...

hem de ne dönüş!

PaNDoRa said...

naşş!!

ünlemlerin aklımı aldı...

Aynadaki Aksim said...

bastır şampiyon :)

Aynadaki Aksim said...

miskin'in akımından etkilenmişe benziyorsun ama. sevgili abdurrahman çelebi falan :)